
Eminseniz Lütfen Evet'e Basın.
Radyofrekans Termokoagulasyon
1.Radyofrekans termokoagülasyon nedir, amacı nedir, nasıl etki eder?
1960'lı yıllardan başlayarak vücudun belirli bölgelerine giden sinirlerin tahribatına yönelik olarak radyofrekans termokoagülasyon geliştirilmiştir. Radyofrekans termokoagülasyon (RF), radyofrekans enerjisi ile ısı oluşturularak sinir iletiminin kesilmesidir. Ağrı tedavisinde bu yöntem kullanılarak ağrı ileten sinir lifleri devre dışı bırakılır. 500.000 Hz gibi çok yüksek frekansta gönderilen ve radyo dalgalarına benzeyen bu akım çevrede herhangi bir bozukluk yapmadan tek bir noktada harabiyet sağlayabilmektedir. Sinir iletimi genellikle 3-18 ay süreyle bloke olur. Radyofrekans termokoagülasyonda dokuda sürtünmeye bağlı olarak ısı artar. Yani radyofrekansta temel mekanizma dokudaki ısı artışıdır.
Zaman içerisinde yöntem çok daha geliştirilmiş ve güvenli bir hale gelmiştir.
Radyofrekans tipleri
Radyofrekans cihazı
Etki süresi ağrının tipine, başlangıç zamanına ve kişisel özelliklere göre birkaç aydan uzun yıllara kadar değişiklik gösterir.
2. RF uygulamaları çeşitli ağrı tiplerinde kullanılabilir.
Bu ağrı tipleri:
3. İşlemden önce ne gibi hazırlıklar gerekir?
• Hekiminizden yöntemi size ayrıntılı olarak açıklamasını isteyin. Hekiminiz sizden yasalar gereği yazılı onam isteyecektir.
• Hekiminizi diğer tüm rahatsızlıklarınız, kullandığınız ilaçlar, varsa allerjiye neden olan etkenler ve ilaçlar konusunda bilgilendirin.
• Aspirin dışındaki tüm kan sulandırıcı ilaçların kesilmesi gerektiğinden ilgili doktorunuza danışmanızda fayda vardır. E vitamini, glukozamin, sarımsak, gingeng gibi bitkisel ilaçlar da kanamaya yol açabilir.
• Müdahaleye giderken daha önce yapılmış tüm tetkiklerinizi, MR, bilgisayarlı tomografi, laboratuar bulgularını yanınızda götürün.
• Rahat kıyafetler giyin ve saat, yüzük ve diğer mücevherlerinizi evinizde bırakın.
• İşlemden en az 4 saat önceden su ve gıda alımı kesilmelidir. Ancak diğer sistemik hastalıklar nedeniyle alınması gerekli olan ilaçlar az miktar suyla alınabilir.
• İşlem sırasında sedasyon adı verilen yüzeyel anestezi işlemi uygulanacağından tek başınıza eve dönüşe izin verilmez. Bir refakat ile birlikte gelinmelidir. Aynı zamanda, uygulanan lokal enestezik bacaklarda geçici bir güçsüzlük ve hissizlik yapabildiğinden araba kullanamazsınız.
4. İşlem nasıl uygulanır?
5.İşlemden sonra ne yapmalıyım?
İşlemden sonraki 4-5 gün istirahat etmelisiniz. Tuvalet, banyo, yeme-içme gibi ihtiyaçlar dışında yatak istirahati önerilir. İstirahat süresinin bitiminde düzenli olarak kontrole çağrılırsınız ve gerekliyse egzersiz programına alınırsınız
6.İşlemden neler beklemeliyim?
İşlemden sonra bazı hastaların ağrılarında artış olabilir. Bu nedenle işlemden sonra ağrınızı gidermek için güçlü Analjezikler verilir. Bu ağrı 7-10 gün içinde azalır. İşlemin başarı oranı genellikle %70-80’ dir. İşe yaradığı taktirde işlemden sonraki birinci haftada ağrıda %50 ya da daha fazla azalma beklenir. Tedavinin tamamlanması için 5-6 haftalık bir süre geçmesi gereklidir. İşlem sırasında lokal anestezikler, steroidler ve sedasyon etkili ilaçlar kullanılır. Lokal anestezikler işlemin uygulandığı bölgeye göre kollarda ya da bacaklarda geçici his ya da kuvvet kaybına neden olabilirler. Bu durum 6-8 saatte sonlanır. Steroidler bölgedeki yangıyı önlemek için uygulanırlar. Etkiler hemen başlamakla birlikte etkilerinin oturması 6-10 günü bulur.
Bu konudaki veriler net olmamakla birlikte işlemin etkinliği hiç fayda sağlamamakla 2-5 yıllık ağrısız dönem arasında değişmektedir. Bu durum kişisel farklılıklar gösterir.
7.Başarı şansı nedir?
Kronik Ağrı hastalarının %70-80’ inin bu tedaviden fayda gördüğü bilinmekle birlikte bazı hastalarda hiç fayda sağlamazken, bazı hastalarda tamamen iyileşme sağlar. Hangi hastada ne kadar fayda sağlayacağını önceden tahmin etmek zordur.
8.İşlem kaç defa uygulanabilir?
İlk işlem yeterli ağrı kesici etki sağlamazsa kontrollerdeki muayene bulgularınıza göre ikinci bir işlem uygulanır. İlk işlemden fayda görmeyen pek çok hastada ikinci işlemle yeterli tedavi edici düzeye ulaşılır. Sinir sistemi kendini yenileyebilen bir doku olduğundan bu yöntemler kalıcı yöntemler değildir ve eğer ağrı yeniden başlarsa tekrarlanabilirler.
9.İşlemin yan etkileri ve riskleri nelerdir?
Genel olarak işlem güvenlidir. Radyofrekans iğnelerinin yerine yerleştirilmesi sırasında çok ciddi önlemler ve doğrulama yöntemleri uygulanır. Bu da komplikasyon riskini azaltır. Komplikasyon gelişme riski kişisel farklılıklar gösterir. En sık görülenlerler şunlardır:
- Ağrı ve diğer şikayetlerde artış. İğneler hedef dokuya ulaşana kadar cilt ve ciltaltı yumuşak dokuyu geçmek zorunda olduğundan bu dokuların etkilenmesine bağlı ağrı artışı olabilir.
- İnfeksiyon. Ciltten geçilerek uygulanan her türlü girişimde infeksiyon riski olmakla birlikte bu risk açık cerrahi ameliyatlara göre oldukça düşüktür. Ayrıca işlem, steril tek kullanımlık malzemelerle uygulandığından bu risk yok denecek kadar azdır.
- Kanama. Hasta Plavix, Ticlid, Coumadin gibi kan sulandırıcı ilaçlar kullanıyorsa ya da Hemofili gibi genetik bir rahatsızlığı varsa bu risk artar.
-Sinir hasarı. Elektrodun yerinin hem görüntüleme , hem de radyofrekans cihazlarıyla kontrol edilmesi nedeniyle bu risk yok denecek kadar azdır.
- Geçici kuvvet kaybı ve hissizlik görülebilir.
- İşlem sırasında kullanılan herhangi bir ilaca karşı alerjik reaksiyon görülebilir.
Ancak bunların görülme sıklığı istatistiklere göre hastaneye gelirken bir trafik kazası geçirme riskinden çok daha azdır. Bu komplikasyonların görülme sıklığı 1/5000 gibi çok düşük bir sayıdır.
10. İşlemin %100 garantisi var mı?
Tıpta hiçbir tedavinin %100 garantisi yoktur. Uygulana radyofrekans termokoagülasyonun başağrılı hastaların %60’ında %50 oranında ağrı azalması, travmaya bağlı ağrıların %57’sinde %50’ nin sütünde ağrı azalması, öncesinde herhangibir cerrahi geçirmemiş hastaların %60’ında %50 rahatlama görülürken, cerrahi geçirmiş olanların %40 ında %50 oranında rahatlama görülür.
11. İşlem kimlere uygulanmaz?
Kan sulandırıcı ilaç kullanan hastalarda, vücudunun herhangibir bölgesinde cissi aktif infeksiyon bulunan hastalarda uygulanmamalıdır. Bu nedenle kullandığınız tüm ilaçlar konusunda hekiminizi bilgilendiriniz.
